İnce: İnönü gelsin diyor. Ben burdayım gel. Sana meydan okuyorum çakma dünya lideri

154

CHP’nin 24 Haziran’daki Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Kocaeli’de halka hitap etti.

Kocaeli mitinginde konuşan İnce’nin açıklamalarının satır başları şöyle:

-Sanayide yatırımımızın yüzde 35’i düşük teknoloji. İnşaat, beton, Türkiye’nin büyümesi, zenginleşmesi değildir. Recep Erdoğan, dünyayı bin sene geriden takip etmiyorum. Türkiye’nin bu noktadan çıkışı sanayileşmeyle olacaktır. Son 1 yılda faizler yüzde 52 arttı. Recep Erdoğan kiminle kavga ettiyse o arttı. Faizle kavga etti faiz arttı, dövizle kavga etti döviz arttı, İnce’yle kavga eti İnce’nin oyu arttı.

-Kamu harcamaları 2002’de 68 milyar dolardan, 690 milyar dolara çıktı. Güven ortamını bozdu. Yabancıların güvenmediği gibi yerli yatırımcılar da güvenmiyor.

-Meydanlarda ne söylediğini bilmeyen bir cumhurbaşkanı var.

-Erdal İnönü gelsin konuşalım diyor. Ben de dedim ki, “O rahmetli oldu gelemez, çok istiyorsan sen git”. İsmet İnönü’yle uğraştı uğraştı, şimdi sıra Erdal İnönü’ye geldi. Aile beni aradı, o senin genel başkanındı sen gidebilirsin dediler. Ben de hemşehrime diyorum. Erdal İnönü yok, Muharrem İnce var. Gelsene. Sana meydan okuyorum, çakma dünya lideri!

-16 yılın sonunda ustalığı anlaşıldı. Kek ustasıymış. Türkiye’yi ikiye bölelim; bedava kek yemek isteyenler ona oy versin, fabrikada iş isteyenler bana oy versin.

-Biz gelmeden önce köpekli kızaklar vardı diyor. Ya Sibirya belgeseli izledi ya da rüya gördü. Köpekler diyor, ambulansları çekiyormuş. MR, tomografi de yokmuş. Hastane yoktu, kurşun döktürüyorduk biz.

-En güzeli de şu. Ben ilk okula giderken tek parti vardı, 75 kişilik sınıflar vardı diyor. Cumhuriyet 1923’te kuruldu, Erdoğan 1954 doğumlu, 1950’de seçim oldu. Erdoğan doğmadan 4 sene önce ilkokula giden bir evliya!

-Ce-Ha-Pe camileri yıkıyor diyor. Doğru söylüyor. Belediye başkanlarına sordum, bayramdan önce camileri yıkıyor musunuz dedim. Evet, deterjanla yıkıyoruz dediler.

-Medya patronlarına sesleniyorum; çalışan çocuklara, emekçilere değil. Bu iş oldu, ben bunu görüyorum. Size bir tek şey söyleyeceğim. Benim dönemimde özgür olacaksınız. İstediğiniz haberi yapacaksınız. Hiç merak etmeyin. Benim dönemimde Vakıflar Bankası, Halk Bankası, Ziraat Bankası’nın genel müdürlerini hemen değiştireceğim!

-Sen ister yaz ister gösterme; millet geliyor millet! Bu bir dip dalgası dip. Dipten geliyor millet!

-Göreve geldikten sonra 48 saat içinde OHAL’i kaldıracağız. Türkiye’yi barıştıracağız, uzlaştıracağız. Aday olduğumda Sayın Akşener’i, Sayın Karamollaoğlu’nu, Sayın Demirtaş’ı, Sayın Erdoğan’ı ziyaret ettim. Hakkari meydanında dedim ki, Sayın Akşener’in, Sayın Karamollaoğlu’nun, Sayın Demirtaş’ın, Sayın Erdoğan’ın selamı var dedim; rakiplerimin selamını götürdüm. Ama Erdoğan bunu kesmiş, sadece Demirtaş kısmını bırakmış.

Gidiyor Karadeniz’de, bak Demirtaş’ı ziyaret etmiş diyor. Erdoğan, milleti bölme! Demirtaş’ı ziyaret ettin mi, ettim. Sana mı soracağım! Onları bırak, seni bile ziyaret ettim. Sana bile katlandım.

-Ben zannediyordum ki sadece FEETÖ’cüler montajcı. Bunlar da montajcıymış. Hani Erdoğan’ı alkışlayan generale bu doğru değil, apoletlerini sökerim dedim ya. Kimse kusura bakmasın, lafımın arkasındayım. Erdoğan, “Söktüğün apoletleri Apo’ya mı takacaksın” diyor. Yuhalamayın. Yuhlamak basit, taşı gediğine koyacaksın. Sayın Erdoğan, ben Apo’yla hiç tanışmadım, dünya görüşüm farklı. Ergenekon, Balyoz’da generalleri hapse attın FETÖ’yle birlikte; sen apoletleri alıp FETÖ’ye mi taktın!

-Kendine güvenen baba yiğit varsa, televizyon kanalları orada. Erdoğan, gel kaçma. Bence gelecek. Gelemez mi? Prompterı olsa gelir mi?

-Erleri ve askerleri benim cumhurbaşkanlığımda yeniden yargılayacağız.

-İki şey canımı acıttı. Bir, milletvekili arkadaşlardan birisi kağıt toplayan bir çocuğa sormuş: Hayalin ne? Çocuk demiş ki, büyük karton bulayım abi, çok para kazandırıyor. Çocuklara hayal kurmayı öğreteceğiz hayal kurmayı! Ben insanları hiç ayırmadım. Erdoğan gariban diyor ya bana, halbuki ben dünyanın en zenginiyim.

Ama şunu söyleyeyim. Adıyaman’da köylünün birisi geldi dedi ki, biz tütün ekiyorduk, ektirmiyorlar. “Biz tütün ekersek hapse atıyorlar” demiş. Erdoğan, gelip “Tütün zararlıdır, ekmeyin” demiş. Türkiye’de şimdi insanlar Amerikan tütünü içiyorlar. Erdoğan Türkiye’yi Washington’dan, Brüksel’den, Moskova’dan yönetiyor. Ben Ankara’dan yöneteceğim.