Akıl Almaz Bir Başarı Hikâyesi: İneğini Satıp Gittiği Japonya’da Uçak Şirketi Kuran Türk Abdullah Arpa

227

Dönem şartları gereği ilkokulu bile bitiremeyen Arpa meslek hayatına çocukken bulaşıkçılık ve ayakkabı boyacılığı yaparak başladı. Denizli’nin Turizm beldesi olan Pamukkale’de çalıştığı inşaat işlerinin dışındaki zamanda turistlere kartpostal satarak İngilizce öğrendi.

İnşaatlarda çalışırken biriktirdiği parayla  ailesi için aldığı ineği satıp Japonya’ya giden Abdullah Arpa 300 dolarla çıktığı yolculuğunda servet sahibi oldu. Japonya’ya gittikten sonra hayali olan pilotluk eğitimini alıp bir süre sonra kendi şirketini kuran Arpa, daha sonra uçak simülatöründe pilot eğitip gelirini arttırdı.

Bu olay tabi ki de kolay bir şekilde gerçekleşmedi, Japonya’ya gittiği ilk zaman 12 gün boyunca parklarda yattı ve bir tavuk çiftliğinde tanıştığı Japon vatandaşının yardımı ile orada çalışmaya başladı. Sonrasında tekrar inşaat işlerinde çalışarak birikim yapmaya başladı.

Arpa o zamanki yaşadığı zorluğu şu şekilde dile getiriyor:

300 dolarla uçağa bindim. 12 saat boyunca uçakta, ‘Çok para tutar’ diye hiçbir şey yemedim. Kalacak yerim olmadığı için Tokyo’da Yoyogi Parkı’nda 12 gün boyunca yattım. Tavuk çiftliğinde bana iş bulan kişiye iş karşılığı bir maaşımı verdim. Tavuk çiftliğinden sonra inşaat işlerinde de çalıştım.

Birikimi arttıkça hayatını hayaline giden yolda şekillendirmeye devam eden Arpa seyyar bir kebap arabası alıp satış yapmaya başladı ve işler iyiye gitmeye devam edince Türk restoranı açtı. Belli bir süre sonra 3 restoran 1 barı oldu.

Hayalinin her zaman pilotluk olduğunu vurgulayan Arpa, sahip olduğu restoranları ve barı satıp, Hawaii’ye gidip pilotluk eğitimi aldıktan sonra 6 ay boyunca civardaki yakın adalara uçakla yolcu taşıdı. Daha sonra Japonya’ya dönüş yapıp 3 arkadaşıyla beraber bir uçak aldılar ve yolcu taşımaya burada devam etti.

Hatta 4 yıl önce uçağın düştüğünü ve bir pilot ortağı ile 3 yolcunun öldüğünü belirten Arpa, uçağın düşmesinin onun hevesini kırmadığını söyledi. Özel bir havayolu şirketinde uçmaya devam ederek, 1500 saat uçuş süresi olduğunu belirtti. Bu süreçte İngiltere’ye gitti ve Boeing 747-400 yolcu uçağı eğitmen lisansı aldı. Dubai ve Londra gibi şehirlere yolcu taşıdı. Buralara da yaklaşık 1000 saat uçtu.

Japonya’da kendi şirketini kurup, kiraladığı uçakla özel yolcu taşıyan Arpa, ” Kurduğum şirkette Japonlara pilotluk eğitimi vermeye başladım. Şu anda 50’inin üzerinde öğrencim var. Onlara pilotaj eğitimi veriyorum. Dünyada 20 tane olan uçak simülatörlerinden birisi debenim şirketimde. Şirketimin biri kendine ait, diğeri kiralık 2 jeti var. 8 ayrı havaalanında yer hizmetleri ile alışveriş mağazalarım var.” dedi.

Karşısına ne zorluk çıkarsa çıksın hayallerinden vazgeçmeyen Arpa, “Çocukluğumda ayakkabı boyacılığı yaptığım günleri unutamıyorum, zabıtadan dayak bile yemiştim. Hayat önüme ne engel çıkarırsa çıkarsın, hiç vazgeçmedim ve hayallerimi gerçekleştirdim. İnşaatlarda amelelik yaptım, ilkokulu bile maddi imkansızlıklar nedeniyle bitiremedim. Ama şimdi çok sayıda çeşitli uçaklardan eğitmen lisanslarım var ve pilot eğitiyorum.” dedi.

Abdullah Arpa, Japonya ve Hawaii’de pilotluk için yeteneğin yeterli olduğunu, Türkiye’de ise kurallar gereği bu meslek yapmasının söz konusu olmadığını söylüyor.

Benim de bu konuda söyleyecek birkaç şeyim var bu konuda. Ülkemizdeki sistem, insanların olmak istediği mesleklere erişmelerine engel oluyor. Bir birey belli bir ders konusunda başarı gösteremediği için istediği mesleği yapma konusunda çok yetenekli olsa bile bu mümkün olmuyor. Matematik yapamayan biri doktor ya da psikolog olamıyor.

Yetenek testi sadece belli bölümlerde yapılıyor. Yani empati yetisi olmayan biri ya da çocukları sevmeyen biri, öğretmen ya da psikolog olabiliyor. Sadece o bölümü kazanmadaki gereksinimleri yerine getirdiği için. Başka ülkelerde ise bu hikayede olduğu gibi kişisel yeteneğe bakılıyor. Yeteneği eleveren bir kişi, bu hikayede olduğu gibi pilot dahi olabiliyor…