Bahriye Üçok: Din tüccarlarının laik kadın alerjisi

303

Laikliğin “eşit birey” imkanı sağlaması üzerine kadınların erkeklerle aynı payda haklara sahip olması; özgürlük eşitliği, hukuk eşitliği, sosyal eşitlik vb. başlıklar adeta din tüccarlarının aklını başından almış ve Türkiye’de “laik kadın” alerjisi başlamıştı.

Günümüzde kullanılan Laik kelimesinin kökenine bakınca Yunanca Laikos sıfatından geldiğini görmekteyiz. Kısaca Ruhban olmayan yani dinsel olmayan demektir. Birde Kleros terimi vardır. Bu da Laikos’un zıttı anlamında kullanılır. Yani bu iki kavram iki sınıfı belirtmek amacıyla kullanılmakla beraber kilise adamlarına Kleros bunların dışında kalanlara (halk kitlelerine) Laikos deniliyordu.

Buna istinaden Fransız devrimcileri kendi halk kitlelerine “eşit yurttaşlık” getirdi. Bunun üzerine kiliselerde propagandalar başladı; devrimciler “dinsiz” yakıştırmasıyla karşı karşıya kaldı.

Yunanca Laikos sıfatı Fransızca’ya Laique, Fransızca Laique ise Türkçeye Laik olarak geçti. Tabii Türkçeye geçen laik kelimesi Fransızlarda olduğu gibi dinsizlik yakıştırmasını da beraberinde getirmiş oldu. Tıpkı Fransız ruhban sınıfları kendi halklarına ne yaptıysa Türkiye’deki ruhban sınıfı da aynısını yaptı; “laiklik dinsizliktir” dendi.

Laikliğin “eşit birey” imkanı vermesi ile beraber kadınların erkeklerle aynı payda haklara sahip olması; özgürlük, hukuk eşitliği, sosyal eşitlik vb. başlıklar adeta din tüccarlarının aklını başından almıştı. Çünkü bu işte bir terslik vardı; adeta kadınların hakları topluma ne kadar ışık yayabiliyorsa din tüccarları da o kadar güç kaybetmekteydi.

Bu yüzden ki bugün “Mustafa Kemal” denilince ilk akla laiklik ve kadın gelmektedir. Çünkü bu kavram bu yüzden ki Türk devrim vizyonunun merkezi noktasındadır. Ve bu nedenle Mustafa Kemal’e ve yaratmış olduğu Türk devrim vizyonuna karşı olanların ortak noktası laiklik ve laik kadın alerjisidir!

Bahriye Üçok suikastı

27 yıl önce bugün Bahriye Üçok’un din tüccarları tarafından haince düzenlenen bir bombalı saldırıcı sonucunda öldürülmesi ise bu alerjinin en büyük kanıtıdır. Lakin kesinlikle unutulmamalıdır ki bu din tüccarlarının panzehiri ise her daim laik kadınlar olacaktır!

Ve değerli okurlar bu yazıyı okuduktan sonra işinizi gücünüzü bırakmalı ve on bir yıl lise öğretmenliği yapan, 1953 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne ilk kadın öğretim üyesi olarak giren, politikayla uğraşan, milletvekilliği yapan, köşe yazıları yazan, araştırma kitapları çıkaran, hayatı boyunca kadın haklarını savunan laik bir kadının; kıymetli Bahriye Üçok’un neden öldürüldüğünü anlatmalısınız çocuklarınıza, öğrencilerinize, annenize, babanıza, arkadaşlarınıza ve tüm bilmeyenlere…  indigo dergisi