KUL OLMAK BAŞKA, İNSAN OLMAK BAŞKADIR 

618

Dünyada bunca din varken, Herkesin dini kendine doğru ve kutsal iken, Ki doğaldır böyle olması gerekir. Kendi dinini tek doğru diğerlerinin hepsinin Yanlış ve kötü olduğuna inanmasına da hadi tamam doğal diyelim. Çünkü düşünme özgürlüğüdür. İşte limid hudut sınır burada kalmalı. Kalmazsa bundan sonrası, Kandır Zulümdür Göz yaşıdır. Vahşettir.

Bu islamda başka din’den olan ve islama katılmayı kabul etmeyip direnen insanlara karşı sırası ile Önce; Nasihat, Yol gösterme, Dolaylı mahalle baskısı Doğrudan baskı, Ekonomik baskı, Güç ile yollarını kapatma, Mecbur bırakma Din en kutsal adalet sayıldığından, Haksızlık edip hak yeme. Tehdit etme Gasp etme Saldırma, Tecavüz etme, Öldürme  hakkının olduğuna inanmaya kadar gider.

Dinin hegomanyası ve cehaletin sınırı yoktur. Nasılsa tek doğru tek adalet dindir. Kutsal bir amacı taşıdıklarını düşünerek yapılan: Tüm acımasızlıkların Adaletsizliklerin Hırsızlıkların Ahlaksızlıkların Katliamların İftiraların Yalanın Gaspın Mübah ve doğru olduğunu düşünürler.

Gasp ettikleri insan nasılsa kendileri gibi müslüman değildir. Peygamber geleneği ganimet sayılır. Artık din ve kutsaliyet onları insanlıktan çıkarmıştır. Tüm bunları yaparlarken vicdanen hiç bir rahatsızlık duymazlar. Adam keserken bile rahat ve huzurlu olurlar
Kul olmak başkadır. İnsan olmak başkadır.

Bu yazıyı okuyup karşı çıkan böyle olmadığını savunanlar olacaktır. Onlara derim ki bu benim düşüncem, tezim değildir, Bugüne kadar yaşanmış olan gerçek durum tespitidir. Karşı çıkanların öne süreceği ne bir ayet ne bu ayetler üzerine yazılanı farklı gösterme çabasıyla bulacağı türlü argümanlar bu gerçekliği değistirmeye yetmeyecektir.

Ancak benim bu yazıma karşı çıkanların sayısının çokluğu Gerçek islam bu değil demeleri bile umut vericidir. Farkında olup bilmeseler de Etkileri izleri insanlıkları vardır içlerinde.
Hala kendi iç güzelliklerini bilmeden islamda var olduğunu ve dinden zannetmektedirler
Demek onlar hala insanlıklarını kaybetmemişler hala tam olarak kul olmamışlar.

Hala islami tanımak zorunda kalmış ama insanlıklarını hiç bir zaman kaybetmemiş direnmiş,
Ortaasya kültürünün Zerdüst ögretilerinin Ahmet yesevi’lerin Hallac-i mansur’larin Hassan Sabah’ların Hacı Bektas Veli’lerin Yunus Emre’lerin Mevlana’ların Mustafa Kemal’lerin
Bu kişilerin felsefeleri bu toprakların insanlarında Arapların öldürücü yok edici çürütücü islam virüsüne karşı hep bir solüsyon, iyileştirici görevi görmüştür. (Kendilerini sevgi ve saygıyla anıyoruz.)

Bu sebeble anadolu topraklarında yaşayan insanların islam anlayışının ve müslümanlığın araplardan daha güzel, daha iyi, gerçeğe daha yakın islam olduğu zannedilir. Artık emperyalistlerin sömürüp işgal etmek istedikleri ülkelere karşı en büyük silahları ne Atom bombası ne nükler silahtır. İşte bu çağdışı insanla birlikte insanlığıda yok eden bağnaz islam anlayışıdır.

Tekrar söylüyorum bu yazımı okuyup haklı olduğumu savunan insanlardan çok karşı çıkarak gerçek islam bu değil sen yanılıyorsun diyecek olanların fazlalığına daha çok sevinirim. Çünkü onlar henüz bu virüsün tam olarak etkisi altında kalmamışlardır.

Tam olarak insanlıktan çıkıp kullaşmamışlardır. Onlar sadece zaten kendi  içlerinde, özlerinde var olan, Güzelliklerini, Doğruluklarını, Dürüstlüklerini, İnsani duygularını
İslamdan olduğunu zannedenlerdir. Ve yaşanmış uygulanmış bütün islama gerçek islam bu değil derler. Oysa bütün güzellik kendilerindedir. Keramet insandadır.

Emperyalistlerin çeşitli yöntemlerle içimizdeki bazı insanları kullanarak bağnaz arap islam kültürünü (kimse araplara karşı ırkcılık yaptığımı düşünmesin hedefim sadece kültürleri ve insanlığa zararlı olan öğretilerdir) niye bu kadar gözümüzün içine sokmak istedikerini şimdi anlamışsınızdır umarım.

Bu virüs çağımızın ve dünyamızın en ölümcül hastalığıdır. Bu rahatsızlıkları ilerlemiş olan kişilerin hastalığına Modern tip psikolojisinde ne ad verilir bilmiyorum. Ama bu virüs milyonlarca fazla kişide çok ilerlemiş durumda acilen tedavi edilemezlerse bütün dünya çok acı çekecek.
insan