İĞRENÇ FAŞİZMLERİNİN ADINI “NAMUS” KOYMUŞLAR. SAĞLAM OLSUN DİYE DE DİNE DAYANDIRIP KUTSALLAŞTIRMIŞLAR..!!

514

Namus neden cinsellikle birlikte anılır.??
Çünkü yasa koyucu erkektir.
Tüm dinlerin peygamberleri de
Tanrı bile diğer tüm dinlerde erkek portresinde tasvir edilir.

Namus antik çağda yasa anlamına gelen Nomos kelimesinin Arapçalaştırılmış şeklidir.

Bu sözcük, diğer ülkelerde olduğu gibi ahlak kurallarına bağlılık, dürüstlük, doğruluk ve benzerleri karşılığı anlamını taşıyan karşılığı “onur” dur… Ancak bizim gibi islamı tanımış toplumlarda namus kavramı kadın cinselliğinin kısıtlanması yönünde yoğunlaşıyor.

Oysa namus dünya genelinde doğru ahlak, yasalara bağlılık, Dürüstlük, Özgürce verdiğin vaadlerinde sadık olma, Sözünde durma, Sadakat, Başkalarının haklarına isteklerine saygılı olma, Mert olma, Empatik davranma anlamında bilinir.

Namussuzluk ise yalan söyleme, İftira atma, İyiliğe karşı kötülük etme, Hakkın olmayana sahip çıkma, Kendine ailene ve topluma ihanet etme, İnsanlara baskı kurma,hükmetme anlamındadır.

Namus bizde bir kadını ister severek,isterse sevmeden istemeden anne baba baskısıyla, töre adet geleneğine göre evlendirilsin,ölünceye kadar aynı erkekle tiksinse de sevişmesi, başka hiç bir erkeğe bakmaması,yakınlık duymaması, uzaktan bile sevmemesi, vücudunun hiç bir yerini başka hiç bir erkeğe göstermemesi olarak bilinir.

Oysa bence bu davranış,kadını bu şekilde özgür iradesinin dışında yaşamaya zorlayan, ona bu acımasız kuralı koyan ona sevgisini,insani arzularını,kadınlığını yaşatmayan kelimenin adı namustan daha çok namussuzluğa yakışıyor… Kadın severek evlense bile sonradan sevmezse, nefret ederse, asla o kişiyle birlikte olmamalıdır.

Bunun kararını ailesine ve çocuklarına olan sadakatini de gözden geçirip yine özgürce iradesini kullanarak kendisi vermelidir. Hala birlikte oluyorsa olmak zorunda kalıyorsa o’nu bu duruma zorlayan etkenler namussuzluktur.

Kadın da bu şekilde baskı altında yaşamayı kabulleniyorsa önce kendine, doğallığına, insanlığına ihanet ediyor demektir…. Ve kadını bu duruma zorlayan çevre töre kural ve kişilerde namusluluktan doğrulardan uzaktır.

Şunu unutmamak gerekir ki ister kadın,ister erkek olsun birey olarak özlük haklarına kavuşmuş özgür insanlar daha dürüst olurlar.

Bunun örneğini batı toplumlarında görüyoruz,belki daha fazla ayrılık ve boşanma oluyor ama eşe ihanet, aldatma, zina,cinsel açlık,taciz olayları çok az görülüyor. Özgür bir kadın sonradan sevmediği bir erkeği istediği zaman ayrılıp boşanabilecekken örf adet din çevre baskısı yoksa neden eşini aldatsın. Ayrılır gider istediği sevdiği kişiyle dürüstçe birlikte olur.

Ülkemizde erkekler bu konuda çok daha özgür olduğu halde kadınlarını aldatıyorsa bence namusun ve namussuzluğun kadında değil erkekte aramak gerekmez mi?

Daha büyük namussuzluklar da vardır.

insanları aldatmak, onların iyi niyetini sömürmek, olanaksızlıklarından, imkansızlıklarından faydalanmak, içlerindeki kutsaliyetlerini iç güzelliklerini,inançlarını konjüktürel, siyasi yada “Cia”si  gerekçelerle çıkar amaçlı kullanmak, kendi şahşi geleceği ve güveni için toplumu vatanı riske atmak, zarar sokmak halka yalan söylemek, iftira atmak,halkın hakları ve geleceği üzerine gizli anlaşmalar yapmak bunlar dünyanın en büyük namussuzlarıdır.

insan   

https://www.facebook.com/gazeteinsan/