ORTADOĞULU KADININ BASKIYLA KABARAN CİNSEL ARZULARI

2243

Bazı istisnai kişiler dışında ortadoğulu kadınlar cinsel tacizlerden fazla rahatsız olmazlar.
Hatta Tecavüzlerin çoğuna da karşı koymazlar, koyamazlar.
Durun heman parlamayın önce yazılanları okuyun lütfen
Karşı koymayışlarının, yada koyamayışlarının bir çok nedenleri vardır.

1-) Toplumda kadınlar yaşam içinde bu tür olaylara alışmıştır artık onlara gayet normal gelir.

2-)Kadının sosyal statüde kimliği yoktur. Dolayısıyle özgüvenleri de yoktur.
Edilgen bir psikolojiyle yaşamaktadırlar.

3-) islam düşünürü Mevlana’nın dediği gibi “Siz kadınları ne kadar kapamaya kısıtlamaya çalışırsanız  başkalarında hissetme, görme arzusunu yükseltmiş olursunuz” der.

Evet aynen böyledir yasak erkekte ve kadında daha fazla istek ve arzu yaratır.
Bu sebeble her yeri kapatılmış kadın sadece açık kalan gözleriyle kendisine bu yapılanın intikamını almak için erkeklere en davetkar ve en ateşli şekilde bakışlarına devam eder. Yapabildiği tek şeydir çünkü.

4-)Kadın tecavüze direnirse sonuçta kendisinin suçlu çıkacağını ve cezalandırılacağını bilir.çünkü toplumda kendisinin değeri olduğu yer bellidir. Ve hiç bir koca toplumun değer yargılarını tabuları yıkıp erkek kardeşini, amcasını, dayısını, babasını,erkek kuzenini,arkadaşını,komşusunu, karısı için harcayıp karısını savunamaz. Boşar yenisini alır

5-) insani ruhsal olarak etkileyen her şey fiziksel olarakta etkiler cinsellik konusunda insan doğallığının,normalin ötesindeki yasaklar kişinin beyninde takıntı yaratarak beynin anormal derecede konu ile ilgili yoğun hormon salgılar insan istek ve arzulara karşı her zaman kendini koruyamaz. zaman içinde  zayıf bir anı mutlaka olacaktır.

6-)Kadın içinde bulunduğu bu durumu bildiği için toplumdan intikam alırcasına bu kez ilk adımı o atar eşinin en yakınlarıyla işe başlar.. Gizli ilişkiler sürer, O nedenle ortadoğu bölgelerinde aile yapısı çürümüşlük ve yozlazmışlık hat safhadadır. Başka tüm konularda olduğu gibi.

insan bir kere iç dürüstlüğünü ve kendi kendine saygısını ve ahlakını kaybetmeye görsün bu yozlaşma diğer her şekilde her konuda sürecektir.
Bu kanıya nasıl vardığımı soran olursa Fransa’da oturuyorum ortadoğuluların en çok olduğu Avrupa ülkesi. Oturduğum mahallenin Yüzde altmışı ortadoğulu ve kuzey afrikalı
Apartman’ımda bile 4 ortadoğu’lu aile var.

İskandinav ülkeleri hariç tüm Avrupayı gezdim her yerdeler. Tanıdığım on ailenin altısı bu durumdadır. Hatta bunlar aile bile değildir.Fransa”da Hollanda’da Belçika’da İtalya’da farklı farklı babalara sahip çocuklarıyla terkedilmiş on binlerce ortadoğu kadını sosyal yardımla geçiniyorlar.

Tüm bunlar o kültürün topluma hediyeleridir. Yukarıda istisnai dediğim durum eğitimli ortadoğu kadınlarıdır. Özellikle Avrupa’daki yeni nesiller eğitim aldıkça, çevrelerine uyum sağladıkça, özgüvenleri artıp özgürleşiyorlar.. Özgürleştikçe daha normal ve evrensel giyiniyorlar ve aynı paralellikte iç dürüstlükleri gelişiyor daha temiz bir ahlak yapısına ulaşıyorlar. işte bu insanın kendi özüne, iç dürüstlüğüne yaklaşması anlamını taşıyor.

Bu yazıyı okuduktan sonra acımasızlık yaptığımı insanları ötekileştirdiğimi hatta ırkçılık yaptığımı din düşmanı olduğumu düşünenler olabilir… Biz hiç bir zaman dünyadaki hiç bir insanı ayırmadık.. Bizim ayırdığımız, ayrımcılık yaptığımız, ötekileştirmeye çalıştığımız,
insanları insanlıktan çıkaran yozlaştıran canavarlaştıran kültür ve öğretileridir.

Hatta dedik ki ışıd canavarları bile kötü değildir, onları o hale getiren bir öğreti kültür ve inanç vardır. Batıda iyi bir ailenin yanında yetişselerdi böyle mi olurlardı? O halde suçlu insan değil onların aldığı kültürdür ve bu çağdışı insana kıyan acı veren kültlerinedir ayrımcılığımız. Bu ayrımcılığımıza devam edeceğiz.
insan  https://www.facebook.com/gazeteinsan/