Kanser eşittir ölüm algısı, hastaları ve yakınlarını sarsıyor. Bu algı değişmeli.

406

Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı ve Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, bireyler ve toplumların, yaygın kanser türlerinin en az üçte birinin daha sağlıklı bir beslenme biçiminin seçilmesi, tütün ürünlerinden uzak durulması, fiziksel aktivitenin arttırılması ve alkol kullanımının azaltılması ile önlenebileceği konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.

‘AKCİĞER KANSERİNDE TANI GECİKİYOR’

Sağlam, dünyada her yıl 14 milyon kişinin yakalandığı ve 8,2 milyon kişinin ölümüne sebep olan kanserin Türkiye’de de halen en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Ülkemizde yılda yaklaşık 180 bin kişiye kanser teşhisi konulmakta olup hastaların 2/3’ü erkek hastalardır.

Erkeklerde en sık akciğer kanseri, prostat kanseri ve barsak kanserleri ilk 3 sırada yer almaktadır. Kadınlarda ise meme kanseri, tiroid ve barsak kanserleri en sık görülmektedir.

Yaş gruplarına göre kanserlerin görülmesi de değişkenlik kazanmaktadır. Tüm bu hastalarda erken teşhis oldukça önemlidir. Ülkemizde 40 yaş ve sonrasında mamografi çekimi ve kontrollerin yaygınlaşması ile artık meme kanseri sıklıkla erken evre olarak tespit edilmektedir.

Fakat sigara içme oranı tüm kampanyalara rağmen ciddi azalmamakta, sigara içen kişilerde öksürük, balgam gibi sık görülen şikayetler önemsenmemekte ve doktor kontrolleri gecikmektedir. Halen ülkemizde akciğer kanserleri ile ilgili tarama programları yoktur ve hastalar genellikle yaygın evrede tespit edilebilmektedir.

Prof. Dr. Sağlam, kanser konusunda farkındalık ve bilincin artırılması için Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü ve ortak kuruluşların çalışmalar yaptığını belirtti.

Sağlam, şöyle devam etti: “Kanser hastalığı çözümsüz değil ve doğru tedavilerle pek çok hasta tamamen hastalıktan kurtulabilir. İkinci en önemli unsur, bilinen risk faktörlerini ortadan kaldırmak. Hastaların kendileri için ‘Yapabilirim’in en önemlilerin biri kontrollerini atlamamak, erken dönemlerde doktora başvurmak.

Kanser algısı maalesef hastalığın kendinden daha ön plana çıkmış durumdadır. Kanser eşittir ölüm algısı, hastaları ve yakınlarını sarsmaktadır. Oysaki günümüzde pek çok tedavi yöntemi gelişmiş ve hastalıkta oldukça başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bilinen risk faktörlerinin en başında sigara geliyor.

Düzenli ve uygun beslenme rejimleri ve egzersizle kanser hastalarında da daha yüksek kontrol oranları elde etmek mümkün. Güneş enerjisinden faydalanalım ama fazlasından korunmak da önemlidir.

Kanser oluşumunda etkisi olan kötü beslenme, sedanter yaşam, tütün ve alkol kullanımı ile güneş ışığının zararlı etkilerine maruz kalma gibi çevresel etkenlerin kontrol altına alınması kanser görülme sıklığını azaltıyor, tarama programları sayesinde erken teşhis ile hastalığın kontrolü artıyor.”

Kanser algısının hastaları ve yakınlarını sarstığına ancak geliştirilen pek çok tedavi yöntemiyle hastalıkta oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğine işaret eden Sağlam sözlerini şöyle sürdürdü: “Radyasyon ile tedavi yöntemleri kanser tedavisinde en önemli parçalardan biridir.

Teknolojik gelişmelere paralel olarak hızla ilerleyen radyasyon onkolojisi halen neredeyse tüm kanser tiplerinin tedavisinde her evrede yer almakta ve hastalarda ciddi yan etkiler yaratmadan tedavi sonuçlarını önemli ölçüde etkilemektedir.

Örneğin, akciğer kanserleri tanısı alan erken evre hastalarda hedeflenmiş yoğun dozu belli bir noktaya vererek yapılan özel tekniklerle yüzde 90’lara varan tedavi şansı söz konusu olabilmektedir. Günümüzde pek çok deneyimli merkezde yapılan stereotaktik radyoterapi, radyoterapi ile tedavide önemli bir kapı açmıştır.