ANADOLU RENKLERİ ACEMLER Acemlik nedir kimlere acem derler?

304

Acemlik nedir kimlere acem derler? Acemlik bir etnisite değildir.Daha çok Mezopotamya’da Anadolu’da islamla birlikte mollalarin etkisiyle iranlılar araplaşmaya başlamıstır.

Diger yandan da 15. yüz yıldan sonra özellikle yavuz selim ve şah ismail’in çaldıran savaşının ardından Osmanlı otoritesinin suni islam anlayışını iyice benimsemesiyle müslüman olsalar bile kendileri gibi olmayan,

kendi tarzlarında inanmayan, otoriteye laikiyle itaat etmeyen, özgürlüklerine düşkün, bağımlılığı sevmeyen, hayatlarını istedikleri gibi zevkle yaşayan, yaşam tarzlarında direngen olan mezopotamya ve iran toplumlarını aşagılamak ve dışlamak için kullandıkları bir deyimdir.

Onlar için acemler tuhaftır, ne yapacakları belli degildir, güvenilmezdir, oyunları hileleri çoktur, yabanidirler, acayiptirler “Acayip” kelimesinin kökenininde arapca oldugunu düşünürsek acem kelimesinin acayip kelimesinden geldigini düşünüyorum.

Otoriteye göre kendilerine uyum sağlamayan herkes,her etnikten insan acem olabilir.
Günümüzde Anadolu’da acem kelimesine daha çok göçebe yörükler arasında  karşılaşıyoruz sarı keçiler, karakeçiler, boz tekeliler, tekelioğulları,binboğalar, menşei olanlar bellidir ama bu menşeilerini yitirmiş kaybetmiş insanlar için de acem yörükleri deniliyor.

Belki de bu insanların kökeni türkmen yörükleri değilse bile yüzyıllardır süre gelen horlanma ve aşağılanmalardan kent merkezlerinde fazla barınamışlar tahtacılar örneği gibi mecburen kendilerini dağlara hapsederek hayvancılıkla göçebe hayatı yaşamaya baslamışlardır.

Fotoğraf: Zeliha Gündüz

Benim kişisel tahmnime göre iranlılar 7.ve 8. yüzyılda tamamen islamlaşmışlar pek çok iranlı arapla evlenmiş birbirlerine karışırken eski pers dili ile arapcanın da tam 300 400 yıl birbirine karışmasıyla şimdiki fars dili ortaya çıkmıştır.

Ama bu yüzyıllarda horasandan buharadan semerkant’dan türkistandan gelen türk ve kürt topluluklar aynı dili kullanmayıp aynı tarz dine mensup olmadıkları için acem sözcüğü bunlar için kullanılmıstır.

Elbette bunlar sadece varsayımım ve tahminimdir. şimdi bu konuda vikipedi özgür ansiklobedi ne yazıyor ona bakalım.

Acem, Araplar’ın kendileri haricindeki yabancılar için kullandığı bu sözcük, Osmanlılar tarafından ise genellikle İranlıları nitelemek için kullanılmıştır. Bu sebepten dolayı Türkçe’ye de İranlı anlamında kullanılan bir sözcük olarak geçmiştir. Osmanlılar döneminde İran’dan gelen insanlar için kullanılırdı. Bu sebeple İranlılar, genelde Acem olarak bilinir. Genel olarak Acem kelimesinin anlamı ne zaman ve kim tarafından kullandığına bağlıdır.

“Acem” sözcüğünün Arapça asıl anlamı “dil bilmeyen”dir. İran’da aşağılama olarak algılanmaktadır.Arap olmayanlar için bir tanım olarak da kullanılır. Eski Yunanlar ve Romalıların kullandığı “barbar” sözcüğüne benzer bir nitelik taşır. Osmanlı, İran ve Orta Asya üzerinde araştırmalar yapan önemli ve sorunlu coğrafi terimlerden birisi Acem veya Acemistan’dır.

Acem tabiri Arapça’da Arap’a nispetle yabancı, gayri Arap anlamındadır. Acem kelimesi İslamiyet öncesi fetihler sırasında Araplarca hususi olarak İranlılar için kullanılmıştır. İranlılar, İran ve ötesi için bu tabiri kullanmışlardır. Osmanlılar Arap geleneğine uyarak İran ve ötesini tarif için Acem tabiri kullanmışlardır. Ancak, bundan dolayı Acem tabiri vasıtasıyla Türkistan’ı, Fars/İran coğrafi alanına dahil etmek mümkün değildir.

Tarihî realite olarak Türkistan’ın İran coğrafyasından ayrı olduğu malumdur ve hem Arapların hem de Osmanlıların kullandıkları Acem tabiri İran ve ötesi manasındadır.

Osmanlılarda XV.-XVII. yüzyıllarda, Acemistan, Bilâd-ı Acem veya Vilâyet-i Acem tabirlerinden kastedilen coğrafi mekan ise sadece bugünkü İran’ı değil Horasan’ı ve bütünTürkistan’ı da içine almaktadır. Kaynaklarda Osmanlı ülkesine gelen pek çok alim için “Acemli olup”, “Acem’den geldi” gibi kayıtlar bulunmaktadır.

Yine Osmanlı ülkesinden birçok talebenin ilim tahsili için “Diyar-ı Acem’e gitti”, “Bilâd-ı Acem’e varıp”, “Acem’de tahsil görüp” gibi ifadeler ile Acem’e gittiği belirtilenlerin kesin olarak Türkistan’a mı yoksa İran’a mı gittikleri anlaşılamamaktadır.

Genel olarak “Acem’e gitti” veya “geldi” tarzındaki ifadelere dayanarak İran coğrafyasının kastedildiğine karar vermek yanlış olacaktır. XVIII. asrın ilk yarısına kadar Osmanlı kaynaklarında Acem veya Acemistan gibi tabirler ile karşılaşıldığında, o dönem için bu coğrafi tabirin bugünkü İran’dan daha geniş bir manası olduğu dikkate alınmalı,

şahısların bulunduğu, gittiği, geldiği veya herhangi bir olayın vuku bulduğu durumlarda, ancak ilgili şehirler tespit edilerek, Acem tabiri ile İran’ın mı, yoksa Türkistan’daki coğrafi bir bölgenin mi kastedildiğine karar verilmelidir. Aksi halde, günümüzdeki anlayışa göre Acem tabiri ile İran’ın kastedildiği hükmü verilirse, bundan dolayı pek çok yanlışa düşüleceği muhakkaktır.

Çırpınıp Da Şanovaya Çıkınca
Eğlen Şanovada Kal Acem Kızı
Uğrun Uğrun Kaş Altından Bakarken
Can Telef Ediyor Gül Acem Kızı

Seni Seven Aşık Neylesin Malı
Yumdukça Gözünden Döker Mercanı
Burnu Fındık Ağzı Kahve Fincanı
Şeker Mi Şerbet Mi Bal Acem Kızı…